26 Temmuz 2016 Salı

Tvn'den Bir Öcü Hikayesi Daha: Savaşalım Hayalet!


Sevgili okuyucular, yeni yetme YÇA Yağmur, çetedaşıyla çevirdiği Let's Fight Ghost, nam-ı diğer Bring It On Ghost, korece okumak gerekirse "savoca, quşina" fakat hepimizin anlayacağı dilden "Savaşalım, hayalet!" adlı diziyi izleyip bir yandan çevirirken zıvanadan çıktı. Acilde çalışan hemşire hanımlardan alınan bilgilere göre çevirmenin ağzından uyanırken dökülen ilk cümle "Yine de seni seviyom, kicibe." idi. Kicibe, kelimesinin neye tekabül ettiğini uzun uğraşlar sonucunda öğrenen ekibimiz, bu kelimenin Korece'de "kötü kız" gibi bir manaya geldiği bilgisini edindi.

Ardından çevirmeni muayene eden doktorlarla konuşan ekibimiz bu ani krizin sebebinin bizzati Kim So Hyun olduğunu öğrendi! Bu şok bilgi karşısında diziyi merak edip izleyen ekibimizdeki hanımlardan bazıları, çevirmen hanımın gösterdiği belirtileri göstererek acil servise kaldırıldı.

Önce ani kaşınmalar, ardından ateş basması, göz dönmesi, iç çekmeler, göz dolması ve son olarak bayılma ile kendisini gösteren bu krizin sebebinin kıskançlık olduğu düşünülüyor. Taburcu olan çevirmen kameralara şöyle konuştu:

"Evimde sakin sakin dizimi izliyor, çeviriyordum. Sonra bir sahne geldi, kimseye spoiler olmasın. Epey de güzel sahneydi. Sahneye erip biter, öte yandan çevirirken benden küçük olan bu kızçenin böyle bir oyunculuk yeteneğine sahip olduğu kafama dank etti. Oyunculukta, sahnelerde hiçbir zaman gözüm olmadı, böyle şeyler de ilgimi çekmez lakin bu gerçeği düşününce 'Ya ben?' diye sordum kendime. 'Ya ben ne yapıyorum?' Ardından olanları hatırlamıyorum, altyazı gelmeyince merak eden halk beni odamda baygın halde bulmuş. Ellerim baygın olmama rağmen titriyormuş."

Bunları belirttikten sonra daha fazla açıklamaya yapmayacağını söyleyen çevirmen otobüs durağına doğru ilerlerken bir kriz daha geçirdi. Görgü tanıklarının ifadelerine göre yolun ortasında Kore dizilerindeki başroller gibi aniden duran çevirmen, arabaların gelişine gidişine aldırmadan bir müddet öylece kalakaldı. Ardından "Kızı geçtim, Ok Taecyeon'a ne demeli!" diye nida atarak yere yığıldı. Şaşkınlığını üzerinden atan görgü tanıkları çevirmeni acilen hastaneye yetiştirdi.

Başta bir açıklama yapmayacağını söyleyen doktor, uzun ısrarlar sonucunda derin bir iç çekerek şunları söyledi: "Dizi bitene dek bu semptomların tekerrür etmesi çok doğal. Dizideki oyuncuların iyi olması bir yana, kurgu da şu an çok eğlenceli ilerliyor. Hastamı daha iyi tedavi edebilmek adına diziye bir göz attım. Yan karakterler sahnelerinin bile can sıkmaması, hastalığı tedavi etmemizi güçleştiriyor. Hasta, şu an sürekli diziyi düşünüp ileride ne olacağına dair tahminler üretmeye çalışmakta. Kendisine yatıştırıcılar verip bunun üstesinden gelmeye çalışıyoruz. Yönetmenin güzel açılar yakalayıp iyi bir iş çıkarması da işimizi hiç kolaylaştırmıyor. Buradan yetkililere sesleniyorum. Lütfen kurguyu bozmayınız. Sayın Yönetmenim, o yakaladığınız güzel açıları ve sahne atmosferlerini sakın ama sakın bozmayınız. Oyuncular bu güzel kimyayı ve doğallığı aynen sürdürsünler. Hastamızı bu hale sokan onlar olsa dahi yapacakları herhangi bir ters hareket hastayı çok daha vahim bir hale sokabilir. Geri dönüşü olmayan şeyler yaşanmasını istemeyiz."

Alınan son bilgiler arasında çevirmenin "Park Bong Pal. Park Bong Pal." diye sayıkladığı da var. Kore'deki yetkililerden hala bir cevap bekleniyor. Çevirmenimize acil şifalar diliyoruz.


Güzelmiş Bu Paylaşmak Lazım:

Doctor Who Özlerken...

Because what's the point in them being happy now if they're going to be sad later. The answer is, of course, because they are going to be sad later. - 11th Doctor

Seni Başka Nerelerde Arayalım Kız?

Arayan bulurmuş efenim! Tık tık:

Instagram: @anatomyofbooks
Wattpad(Ortak Hesap): @BusAyca

Ara, ara bulcen

Çok Tıklananlar