30 Nisan 2016 Cumartesi

Rainbow Rowell - SSS



Selam canlarım! Bu blog yazım birazcık farklı bir yazı olacak. Hemen açıklayayım.
Şayet instagramımı takip ediyorsanız biliyorsunuzdur ki Eleanor & Park bittikten sonra kitaba hasta olup bağrıma basmıştım. İşte, kitap bittikten sonra derhal internetten yazarı, diğer kitaplarını araştırmaya koyuldum elbette. Bu esnada, yazarın sitesinde dolaşırken Sık Sorulan Sorular kısmına denk geldim ve sorular ile cevapları çok hoşuma gitti. Dedim ki bunu çevirmeliyim ve herkes okumalı.

Böyle düşünmemin en önemli sebebi E & P'ın sonunu beğenmeyen birçok insanın da olduğunu bilmem. Ama ben beğenmiştim, hele de Rainbow'un bir soruya verdiği yanıttan sonra daha çok bağrıma basmıştım. İşte bu yüzden herkes okusun istedim.

SSS bölümündeki her şeyi çevirmedim çünkü Fangirl ile ilgili sorular da vardı ve çoğumuz Türkçesini bekliyoruz kitabın. Sorulara bazı referanslarla cevap vermiş, onların Rainbow'a ait blog yazısı olanlarını aynen ekledim ANCAK başka sitelere, haberlere yönlendiren bağlantıları çıkardım, bilmenizi isterim.

Çeviriyi elbette elimden geldiğince yaptım, profesyonel olmadığımı unutmayınız.

Ayrıca bu yazı hoşunuza giderse, E & P ile ilgili blog yazılarını da müsait bir zamanımda çevirebilirim belki.

Ayrıca yazının orijinaline ve tamamına, yani Rainbow Rowel'in SSS'sine ŞURADAN ulaşabilirsiniz.

Şimdi en önemli mevzuya gelelim.

DİKKAT!
YAZININ BUNDAN SONRASI ELEANOR & PARK SPOILER'I İÇERİR.

*
Rainbow gerçek adınız mı?
Evet.
Hayır, cidden - nüfus cüzdanınızda o mu yazıyor?
Evet.
Eleanor & Park'ın sonundaki üç kelime* neydi?
Seni. Sonra. Koklarım.
Eleanor  & Park'a devam hikayesi yazacak mısınız?
Emin değilim. Hep yazarım diye düşündüm- Eleanor & Park'ı bitirdiğim anda başlıyordum neredeyse. Şimdi keşke yazsaymışım diyor gibiyim. Kitabın başarısı devam hikayesi yazma olasılığını göz korkutucu kıldı. Karakterleri sahiden seven okuyucuları hayal kırıklığına uğratmaktan korkuyorum. (Kendimi Jar-Jar Binks**lemek istemem!) Ve biliyorum ki birilerini hayal kırıklığına uğratırım! Herkesin umutlarına ve hayallerine uyan bir devam hikayesi yazmak imkansız olur.   

Üç kelime ne?
Bir. İş. Bul.
Herhangi bir kitabınız film olacak mı?
Şimdiye kadar yalnızca Eleanor & Park bir seçenek oldu. Senaryonun ilk taslağını ben yazdım, şu an itibariyle film yol almaya devam ediyor. Lütfen her şeyin bir araya gelmesi ve sahiden gerçekleşmesi için şans dileyin!
 Eleanor'un ailesine ne oldu? Ve kedisine?
Eleanor'un annesi ve kardeşlerinin hepsi Minnesota'ya taşındı. Bu, Park'ın, Richie orada olsa da tüm çocukların gittiğini fark ettiği zamana denk düşüyor. Elbette, kediyi de götürdüler.Saint Paul'de oldukça mutlu ve bir kedi için alışılmadık bir şekilde uzun bir yaşam sürüyor.
Eleanor gerçekten kilolu mu?
Bunun hakkında bir blog yazısı yazdım, buradan okuyabilirsiniz. Kısa cevap: Evet.
Park'ı neden Koreli yaptınız?
Bu kitabı yazarken kasten düşünmediğim bir şeydi. Karakterler aklıma neredeyse tamamen şekillenmiş bir halde geliyorlar. Fakat okuyucular neden Park'ı kendi ırkımdan farklı yazdığımı sorduklarında, nedenini çözmeye çalıştım. Eleanor Park'ı yayınladıktan sonra bunun hakkında bir blogyazısı yazdım.
O ÜÇ KELİME NE?????????????????
Pekala, bak. O üç kelimeyi anneme bile söylemedim. Ama birkaç dakikalığına konuşalım bunu.
Eleanor & Park'a başladığımda, son satırın ne olacağını hep biliyordum. Eleanor'un Park'a kartpostal yollayacağını biliyordum ve o kartpostal da "üç kelime uzunluğunda" olacaktı.
Ve okuyucuların o üç kelimenin "Seni seviyorum." olduğunu farzedeceklerini de biliyordum. Okuyucuların öyle varsaymasını istiyorum. Bu çok bariz bir cevap -mutlu bir cevap. Eleanor sonunda "Seni seviyorum." dese sevimli olmaz mıydı?
Ancak ben o yorumu doğrulayamıyorum. Veya kartpostal için kesin bir şey söyleyemiyorum- bundan öte, ben, Eleanor'un umu tvadeden bir şey yazdığını düşünüyorum. Park umut vadeden bir karşılık veriyor. Yatağında doğruluyor, gülümsüyor, yüreğindeki ağır bir şeyin kanatlanarak uçtuğunu hissediyor. Bu bana umut gibi geldi.
Böyle konuştuğumda insanlar deliriyor: Karakterlerin kendi zihinleri varmış gibi, ben de yalnızca okuduklarıma dayanarak onların eylemlerine yorum getiriyorum. Eleanor ve Park'ı ben oluşturdum! Size, aşikar bir şekilde, kartpostalda ne yazdığını söyleyebilmem lazım. Fakat aralarındaki o anla ilgili bir şeyler var...
Bu, kitabın sonu ve bizler karakterleri terk etmeye hazırlanıyoruz. Hikayeleri, yeniden onlara ait olmak üzere. (Karakterlerin, siz kitabı kapattıktan sonra da yaşadıklarını düşünürseniz; ben düşünüyorum.) Demem o ki biz geri çekiliyoruz, onlar da özel bir an yaşıyor. Ve postalarını okumak yanlış hissettiriyor işte.
Biliyorum! Bunu söylemem çılgınlık! 300 sayfadır tepelerindeydik, ve bu bir kartpostal- postanedeki herkes muhtemelen okudu. Ama o anda, yazar olarak okumak doğru gelmedi, yahut paylaşmak.
Kartpostalla ilgili bilinmesi gereken önemli unsur, onu Eleanor gönderdi. Tüm korkularını, kaygılarını, tehlikeli olabileceği hissini bir kenara koyup Park'a ulaştı. Ona, onu gülümseten ve yüreğindeki ağır bir şeyin kanatlanarak uçmasını sağlayan bir şey yolladı.
Okuyucular bana sık sık -üç kelimeyi sorduktan sonra- neden kitabı böyle bitirme kararı aldığımı soruyor. Neden Eleanor & Park'a mutlu bir son vermedim?
Bence onlara mutlu bir son verdim.
Demek istediğim, tam bir son olmadığını biliyorum; düğün çanları ve günbatımları yok. Bu iki insan için bir son değil bu. Yalnızca biz onları bırakıyoruz.
Ama 17 yaşındalar.
Ve 17 yaşındakilerin mutlu sonlara eriştiğini zannetmeyin. Onlar başlangıçlara erişir.
Notlar:
*Üç kelime, aslında yazarın kitabı bitirme şekli ancak kitabın Türkçe çevirisinde iki kelime yazıyor, sebebi bariz, "Seni seviyorum." iki kelime. Ancak Rainbow'un diğer cevaplarını çevirebilmem için üç kelime olarak bırakmam gerektiğini düşündüm. :)
**Jar Jar Binks, fanlar tarafından sevilmeyen, gereksiz görülen bir Star Wars karakteridir. Ona gönderme yapıyor.
*
Bir sonraki yazımda görüşmek üzere!
Kendinize iyi bakın. :')

Güzelmiş Bu Paylaşmak Lazım:

0 yorum:

Yorum Gönder